Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "chainfire dslr controller"

uuuucar köşesi

\

Teknolojik gelişmeler yaşamlarımızı her geçen gün biraz daha kolaylaştırmakla birlikte bizleri de şaşırtmaya devam ediyor.Gelişen teknoloji, küçük ve kullanışlı ürünleriyle ihtiyaçlarımızı zahmetsiz bir şekilde giderebilmemizin önünü açıyor.

Özellikle iş dünyasını yakından ilgilendiren yeni bir teknolojik gelişme, BlackBerry akıllı telefon üreticisi Research In Motion (RIM) firmasının ürettiği BlackBerry® Presenter aksesuvarı sunum yapmak için laptop taşımaya gerek kalmadan sunum yapılabilemesine olanak sağlıyor.
Akıllı cep telefonlarına monte edilerek kullanılışı mümkün olan bu alet henüz piyasaya sürülmese de yakın da satışa çıkartılacak.Fiyatının 199 dolar olarak açıkladığı bu aksesuvar PowerPoint sunumu yapanların işlerini oldukça kolaylaştıracağa benziyor.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 11 Ocak 2010 18:17 

Bu şarkı "Happy birthday to you" dur.Dünyanın heryerinde belki de hergün söylenen tek şarkıdır.Ülkemizde bile "iyi ki doğdun" yerine bu şarkıyı söylediğimiz düşünülürse bu sonuç hiç de şaşırtıcı değil.
Bu şarkının özü; "Good Morning to All" yani "hepinize günaydın" dır ve bu da Amerikalı iki kız kardeşe aittir.Telif hakkı kız kardeşleri aittir onlardan sonra da Warner Chappel müzik şirketine geçmiştir.Tüm ticari kullanımlar da bu şirkete telif ödemek zorunludur.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 25 Haziran 2009 16:27 

Yıllardır tarih derslerinde ülkemizin stratejik önemini okuyup durduk.Hatta o kadar çok duyduk ki bunu, artık üzerine espriler bile türettik.Ama son yıllarda dünyada ki gelişmeleri izlediğimizde bu sözün doğruluğunu ispatlamaya başladı.Dünyada oluşan savaşların tamamı komşu ülkelerimizde yada çevremizde ki ülkelerde patlak veriyor.Bizlerde tv yi açıp savaşı izliyoruz;ağlayan insanlar,yarısı yıkılmış evler,perperişan çocuklar,tanklar,savaş uçakları...vs. hepsi birer film gibi.Canımız sıkıldığında da kanalı değiştirip romanstar la göbek atıyoruz,olimpiyatları izleyip "barış,kardeşlik nutuklarını dinliyoruz".Elimizde bir kumanda karşımızda sikilmiş dünya.İnsan hakları diye haykıran medeni toplumların,petrol için insanları nasıl öldürdüğünü,vahşice saldırdığını görüyoruz.Bu ne perhiz what is this!!! Canımız mı sıkıldı,açarız bilgisayarımızı geyik yaparız,kadınlar erkeklere erkekler kadınlara laf sokar,msn den hatun tavlamaya çalışırız,o da mı kesmedi;çıkarız dışarıya,ararız bi arkadaşı gider içeriz bi barda..hayat güzel ama insanlar kötü!!!
Geçenler de, tv de Türkiye'nin AB ye üye olması hakkında ki görüşlerini beyan eden avrupalıların hepsinin ağzından şu sözcükler dökülüyordu;"henüz insan hakları avrupa düzeyinde değil,biraz daha beklemesi gerekir Türkiye'nin" diyorlardı.Tabii bu sözü hepsinin söylemesinin nedeni,medyalarının Türkiye'yi bu şekilde tanıtmasıydı.Eyvallah Türkiye'de birçok sorun var ama o "gelişmiş ülke" olarak gördüğümüz ülkelerin ne kadar sikik olduklarını yaşayarak tecrübe ediyoruz.Eğer insan haklarını geliştirmek için başka bir ülkenin doğal kaynaklarına göz dikip ordaki halkı öldürmek gerekiyorsa biz böyle kalalım.

Spacer
Spacer
 | 2 yorum var 
 | 15 Ağustos 2008 14:41 

bir deve kuşu hikayesi:büyük bir alanda devekuşu olimpiyatları düzenlenmektedir.ayyaş devekuşları sporcu deve kuşlarına bakarak "koş koş nereye kadar,koy koy göte koy" diye kendi aralarında gülüşüp eğleniyorlarmış.cool takılıp hatun devekuşlarını kendilerine hayran bırakan sporcu devekuşlarıda feet vücutlarıyla artist artist ısınıyorlarmış.artık yarışın başlaması için çok az bir süre kala deveistan başbakanı yarışın yapılacağı alana gelmiş,tabii alandaki bütün devekuşları ayağa kalkıp başbakana sloganlarla,alkışlarla yalakalık yapmaya başlamışlar.başbakanda el sallayarak halkını selamlamış ve onun için hazırlanan kuluçka şeklindeki tahtına oturup yarışları izlemeye koyulmuş.alanın yan tarafındaki ayyaş devekuşları şarkılar,türküler eşliğinde dansöz oynatıp eğlencelerine bakıyorlarmış.tam yarışın başlıyacağı anda bir sürü aç sırtlan alanı kuşatıp sporcu devekuşlarına saldırmış.tabii alandaki bütün devekuşları kaçışmaya çalışmışlar ama salaklar sürekli çarpıştıkları için hep aynı yerlerinde sayıklıyorlarmış.tabii sırtlanlar için hepsi kolay av olmuşlar ve başbakanda dahil hepsini yemişler.yan tarafta göbek atıp dansöz oynatan ayyaş devekuşlarının yanına giden sırtlanlar tam onlarıda yemeye karar vermişlerken arkadan bir başka sırtlan bağırmış "sakın onları yemeyin,bizim imam söyledi onların etleri harammış,öldürdüklerimizle yetinelim" demiş ve ayyaş devekuşları ölmekten kurtulmuşlar.devekuşlarının tamamı yendiği için neslin devamıda ayyaş devekuşlarına kalmış ve o gün bugündür hala sevişip nesillerini devam ettirmeye çalışıyorlarmış.tabii yeni devekuşlarının büyük bölümününde gelecek hayallerinde dansöz olmak yada meyhane sahibi olmak gibi istekleri bulunmaktadır.meyhane sahibi devekuşları en zengin devekuşları olarak nam salmaktadırlar.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 22 Temmuz 2008 13:07 

Hangi ay olduğunu hatırlamıyorum ama Empire dergisinin "Pleasantville" filminin dvd sini hediye olarak verdiği ay.O zamana kadar defalarca bu dergiyi almıştım ve hediye (aslında hediye değil.Çünkü dvd li derginin fiyatı dvd siz olandan daha pahalıydı) dvd lerinden de çok memnundum.Dvd lerin bir çoğunu arşivime katmayı düşündüğüm filmlerdi ve "Pleasantville" filmide bunlardan biriydi.Büyük bir heyecanla dergiyi aldım ve hemen eve gelerek dvd player ıma cd yi yerleştirerek filmi izlemeye başladım.Aslında bu filmi daha önce izlemiştim fakat arşivime koymadan önce bir kez daha izlemek istedim,hem de eğlenceli bir film olduğu için iştahlıydım izlemeğe.Filmin ilk yaklaşık bir saatlik bölümünü izledikten sonra bir anda ekran dondu,herhalde dvd mde bir sorun oldu diye düşünerek cd yi çıkarttım ve bilgisayarıma yerleştirdim.Dvd player ımda takıldığı zamana getirdim ve play e bastım ama yine ekran donuk vaziyette duruyordu.İleri almaya çalıştım o da olmadı.Çok sinirlendim ve hemen empire ın editörüne bir mail attım.Bir hafta geçti fakat hiç bir cevap gelmedi,tüketici haklarının sitesini bulup onlara mail attım,dergi editörüne tekrar tekrar mailler attım ama hiçbirinden cevap gelmiyordu.Zamanla durumu kabullenmeye başladım,artık önemsemiyordum ama o günden sonra bir daha o dergiyi hiç almamaya yemin ettim.Şimdi arşivimi karıştırırken yeniden o dvd yi gördüm ve yeniden sinirlendim.Aslında bozuk dvd vakaları daha önce başıma gelmişti ama dvd yi aldığım yere götürdüğümde hemen ilgilenip dvd yi değiştiriyorlardı.Her ay büyük heyecanla aldığım sinema dergilerini de almıyorum artık.Tabii aynı zamanda tüketici haklarının olmadığını da tecrübe ederek öğrenmiş oldum.

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 21 Temmuz 2008 21:32 

canım çok sıkkındı,hiçbirşey yapmak istemiyordum.x(kız arkadaşım) sürekli beynimi ütülüyordu,bende müziğin sesini sonuna kadar açıp dart tahtasında ve duvarda yeni delikler açmak için uğraşıyordum.ne yaparsam yapayım içimde ki sıkıntıyı atamıyordum,gittim bir bira açtım gözlerimden yaş gelene kadar diktim,kız arkadaşım yanıma gelip "hadi ümit bara gidelim,orda içeriz"türünden şeyler söylüyordu ama ben hiç kimseyi görmek istemiyordum,evde durunca da canım sıkılıyordu ki bir anda x "falcıya gidelim mi?" dedi ve bir anda çok cazip bir fikirmiş gibi geldi,biranın dibini sevmediğim halde onu da diktim ve evden çıktık.iki katlı saçma sapan bir dükkana girdik,içeride 30(yazıyla;otuz) yaşlarında bir kadın oturuyordu,güleryüzlü bir karşılamadan sonra bizi üst kata aldı ve cebimde ki bozuk paralardan birini içerisinde su olan bir bardağa atmamı söyledi ve bende yaptım.kadın aşağıya indi,ben x kişisiyle yukarıda otantik halılarla bezenmiş mekanda beklemeyi sürdürüyordum.falcı kadın 5 dakika sonra yanımıza geldi ve bize bakarak ben herşeyi söylerim,buna hazır mısınız dedi.ben hiç oralı bile olmadım,ne söyleyebilirdi ki,falların hepsi saçmalıktır diye düşünüyordum.falcı kadın x e dönerek istersen sen aşağıya in,aksi takdirde olacaklardan ben sorumlu değilim dedi ama x kalmakta ısrarlıydı,bende hiçbir bok söylemeden falcıya bakıyordum,falcı siz bilirsiniz dedi ve benim sağ üstümde ki duvara gözlerini açarak bakarak başladı yorumlarına.birkaç ıvır zıvırdan sonra bana dikti gözlerini ve sen bu kızı sevmiyorsun,hatta hoşlanmıyorsun bile dedi.işte o an içimde ki bütün sıkıntı yok olmuştu,falcının söylediği gerçekten de doğruydu ve ben gevşek gevşek gülüyordum.kız arkadaşım bana dönerek doğru mu bu dedi ama ben hala gülmeye devam ediyordum.falcı birkaç özel yorumda daha bulundu ve biz dükkandan ayrıldık.tabii x in suratından düşen bin parçayla birlikte bende büyük bir huzur vardı.ve sonunda beklenen oldu ayrıldık.artık rahatım,huzurluyum.totsçuda çalışan kıza selam ederim

Spacer
Spacer
 | 4 yorum var 
 | 18 Temmuz 2008 14:43 

Etiketler: , ,

zamanın içine sıkışmış kalmış,hayır!aslında zaman yok sadece şimdi var ve her zamanda şimdi olacak.gelecek için dayıtılan hayatlar,hırslar..vs sadece kendinden uzaklaşıp yok olmaya sürükler.bilmediklerin umurunda bile değil zaten bildiklerinde bi boka yaramıyor ve hiçbir zamanda yaramayacak.sana sunulan gül bahçeleri sadece birer aldatmaca sen isimsiz bir varlıksın sen sadece güvenlik için sana verilmiş bir numaradan ibaretsin.kaçış,yok oluş... ne yaparsan yap yoksun.hayallerini gerçekleştirmek hiçbir halta yaramaz,çünkü ne yaparsan yap sen sen olamazsın,hırslarından arınmalı ve onlara göre olan dibe inmelisin.yükselmek zannettiklerin aslında birer düşüş;çok para,büyük ekran tv,büyük bir ev,amerikan aile arabası,çocuklar ve mutsuz bir sen yada defolmak,sorumluluk olmadan yaşamak,kafana göre takılmak,cebinde beş kuruş yok
ait olduğun hiçbir yer yok,yerleşik hayat yok ve mutlu bir sen ama onlara göre sadece bir serseri.....

Spacer
Spacer
 | 0 yorum var 
 | 14 Şubat 2008 17:10 

İlgi duymuyorum.Hiçbir şeye ilgi duymuyorum.Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yok.Diğerleri yaşamdan tat alıyorlar hiç olmazsa.Benim anlamadığım birşeyi anlamışlardı sanki.Bende bir eksiklik vardı belki de.Mümkündür.Sık sık aşağılık duygusuna kapılıyorum.Onlardan uzak olmak istiyorum.Gidecek yerim yok ama.İntihar?Tanrım,çaba gerektiriyor.Beş yıl uyumak istiyorum ama izin vermezlerki.

Spacer
Spacer
 | 16 yorum var 
 | 21 Aralık 2007 14:07 

bildirgec.org bölümleri
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

yazar hakkında

uuuucar hakkında daha fazla bilgiyi profilinde bulabilirsiniz.

bildirgecinfo

bildirgec.org içeriği kullanıcıları tarafından üretilen kolektif bir blogdur.

network siteleri

RSS Dosyası
pillikutu